(1479 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, 21.3.1977 tarihinden itibaren kesintisiz olarak Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacının 1.3.1977-1.2.2000 tarihleri arasında Tokat Bakkallar, Manifaturacılar ve Tuhafiyeciler Odasına kayıtlı olduğu davacının bu dönem içinde yer alan ancak vergi kaydının olmadığı 31.12.1982-24.12.1987 devresinde Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine dair karar verilmişse de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Davacının 1.3.1977 tarihli vergi kaydına istinaden 21.3.1977 tarihinde tescilinin yapıldığı vergi kaydının 31.12.1981 tarihinde bitip nakliye işinden dolayı 24.2.1987 tarihinde tekrar başladığı, mahkemece, davacının vergi kaydı olmayan dönemlere ilişkin sonradan yaptığı prim ödemelerinin isteğe bağlı sigorta kapsamında değerlendirdiği görülmektedir.
Bağ-Kur Yasa'sının 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile değişik 24.maddesine göre bir kişinin Bağ-Kur statüsüne girebilmesi için vergi yükümlülüğü öngörülmüş 14.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile anılan maddede getirtilen değişiklikle sigortalılığa karine yönünde vergi kaydı bulunanların sigortalılığının vergi kaydı tesisi ile başlayıp terkini ile sona ermesi vergi kaydı olmayan veya vergiden muaf olunması durumunda Esnaf ve Sanatkarlar sicili veya kararla kurulu meslek kuruluş kayıtlarının esas alınacağı belirlenmiştir. Davacının çekişmeli dönemde düzenli prim ödemesi söz konusu olmadığından isteğe bağlı sigortalılık yönetmeliğinin 5/C maddesinden yararlanması da olanaksız olduğu gibi 1479 sayılı Yasa'nın 79.maddesine 3396 sayılı Yasa'nın 16.maddesi ile eklenen fıkraya göre sonradan ödenen primleri isteğe bağlı sigorta süresi olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir.
Mahkemece bu durumda yapılacak iş somut olayda vergi kaydının olmadığı 31.12.1982 ila 13.3.1985 döneminde yasal olarak Bağ-Kur sigortalısı statüsü oluşmadığından bu döneme ilişkin talebin reddi ile, 14.3.1985-24.12.1987 dönemine ilişkin ise davalı Kurumca TESK 22.10.2001 tarih ve 23 sayılı inceleme tutanağına göre oda kayıtlarındaki tahrifatlar sebebiyle üye kayıt defterine itibar edilemeyeceği ileri sürülmüş olmakla davacının anılan döneme ilişkin oda kaydının geçerli olup olmadığı, bu döneme ilişkin esnaf sicil kaydının olup olmadığı saptanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken Kurumca yanılgı sonucu tahsil edilen ödemelerin isteğe bağlı olarak değerlendirilmek suretiyle davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy