(1086 S. K. m. 388, 489) (2926 S. K. m. 2, 10)
Dava: Davacı, 1.10.1987-1.8.1994 tarihleri arasındaki primlerin geçerli olduğunun ve bu tarihlerde tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sultan Karagün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Yerel Mahkeme, davalının temyiz istemini, kanuni süre geçtikten sonra yapılması nedeniyle reddine karar vermiştir. Davalı bu kararı dahi temyiz etmiştir. O halde, bu yön üzerinde öncelikle durulmalıdır. Hüküm, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 489'ncu maddesinin yollamada bulunduğu aynı Kanunun 388 nci maddesindeki unsurları içerir biçimde yapılmamıştır. Bu nedenle, Yasa'da öngörülen 8 günlük temyiz süresinin geçtiğinden sözedilemez. Hal böyle olunca, davalının hükmü süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından mahalli mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararın bozulmalı ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/son maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazları incelenmelidir.
2-İşin esasına gelince; davacının gerçekte 2926 sayılı tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili gerekirken 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur'lu kabul edildiği daha sonra bu tescil ve sigortalılığın iptal edildiği anlaşılmaktadır.
2926 sayılı sözü edilen Yasa; 2.ve müteakip maddelerinde tarımda kendi adına bağımsız çalışanların zorunlu sigortalı olacaklarının öngörmüş ve bunun yasal karinesi olarak da aynı yasanın 10.maddesinde öngörülen kuruluşlar ve köy muhtarlarının bilgilerini esas kabul etmiştir. Dava konusu olayda, davacının, Kuruma tescil edildiği tarihten itibaren primlerini 2926 sayılı yasa yerine 1479 sayılı yasaya göre ödediği anlaşılmıştır. Bu durumda yasal sistemin gereği olarak davacının yapılan yanlışlığın düzeltilmek suretiyle isteğe bağlı sigortalı olarak değil zorunlu Bağ-kur statüsünde kabulü gerekirken, isteğe bağlı sigortalı olarak kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy