(506 S. K. m. 60/F) (4721 S. K. m. 1)
Dava: Davacı askerlik borçlanmasının sigortalılık süresinden sayılmasına ve yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava konusu uyuşmazlık, sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için askerlik borçlanması yapılması halinde sigortalılığın başlangıç tarihinin borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülüp götürülmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, askerlik borçlanması sureti ile sigorta başlangıç tarihinin geriye götürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç usul ve yasaya aykırıdır.
Gerçekten askerlik borçlanması ile ilgili 506 sayılı Yasa'nın 60/F maddesinde yer alan sigortalılığın başlangıç tarihinin borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürüleceğine ilişkin kural, 4.10.2000 tarihinde yürürlüğe giren 616 sayılı KHK. ile kaldırılmıştır. Ne varki, söz konusu KHK.de Anayasa Mahkemesi'nin 31.10.2000 günlü kararı ile iptal edilmiş ve iptal kararı da verilen sürenin tamamlanmasıyla 10.11.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Şu duruma göre, sözü edilen askerlik borçlanmasına ilişkin ilk düzenleme ile 616 sayılı KHK. ile getirilen ikinci düzenleme birlikte yürürlükten kalkmış ve ortaya yasal bir boşluk çıkmıştır. Devlet yaşamında yasal boşluktan söz edilemeyeceğine ve belli olaylara uygulanması gereken kuralların zorunlu olarak kabulü gerekeceğinden, başka bir anlatımla, devletin devamlılığı ilkesinden hareketle sonuca gidilmesi gerekeceğinden uyuşmazlıkların yasal boşluk nedeniyle askıda bırakılması düşünülemez. Esasen, Medeni Kanun'un 1. maddesi de bu yönde evrensel nitelikli bir kural kabul etmiş ve gereğinde hakime Yasa koyucu gibi kural kabul etme yetkisi vermiştir. Mahkemece, uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen esasları gözardı etmiş ve iptal edilen ikinci düzenlemedeki kurala göre sonuca gitmiştir. Oysa mahkemenin öncelikle ortada bir yasal boşluğun bulunduğunu kabul etmesi ve buna göre değerlendirme yapması gerekirdi.
Uyuşmazlık konusu olayda yasal boşluk bulunduğuna göre askerlik borçlanması yönünden hangi kuralın esas alınacağı sorunu ortaya çıkmaktadır. Bu yönde Yasa'nın belirlediği ilk biçimde sigortalılığın başlangıç tarihinin borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürüleceğine ilişkin kural 616 sayılı KHK. ile ortadan kaldırılmıştır. 616 sayılı KHK.de Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmekle artık uygulanma niteliğini yitirmiştir. Her ne kadar sigortalılığın başlangıç tarihinin borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürüleceğine ilişkin kural yürürlükten kaldırılmış ise de Sosyal güvenlik ilkelerinin yasal boşluk veya düzenlemenin yeterince açık olmaması gibi durumlarda, sigortalı yararına kuralların yorumlanması ilkesinden hareketle sonuca gidilmesi işin özüne ve adalet kurallarına uygun düşecektir. Bu durumda, 616 sayılı KHK.den önce yürürlükte bulunan ve sigortalı lehine olan hükümler gözönünde bulundurularak sonuca gidilmesi Sosyal güvenlik ilkelerinin özüne uygun düşecek ve davacı sigortalı ile birlikte aynı durumda bulunan kişilere sağlanmış olan haktan davacının da yararlandırılması gerekecektir. Bu nedenle,
somut olayda davacının yararına bulunan ve Yasa'nın ilk düzenleme şeklindeki kuralların uygulanması gerekeceğinden belirtilen ilkelere uygun düşmeyen hüküm bozulmalıdır.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy