(506 S. K. m. 63) (4447 S. K. m. 8)
Dava: Davacı, emekli aylığından haksız olarak kesilen %15 kesintinin yasal olmadığının ve emekli aylığının tamamına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi B. Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Her ne kadar mahkemece 4447 sayılı Yasanın yürürlüğünden itibaren, yaşlılık aylığı almakta iken, mesleklerini yürüten avukatlar hakkında alınması zorunlu Sosyal Güvenlik Destek Priminin Kurumca kesilmediğinden, konusu kalmadığından, istemin kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya aykırıdır.
Gerçekten yukarıda sözü edilen 506 sayılı Yasanın 63. maddesine 4447 sayılı Yasa ile getirilen değişiklikle, yaşlılık aylığı almakta iken mesleklerini yürütmeye devam eden avukatlar hakkında, Yasanın yürürlüğünden itibaren Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilmesi öngörülmüştür. Buna göre Kurumun bu tür bir alacağı ortaya çıkmış ise Yasanın öngördüğü uygulamanın Kurumca yerine getirilmesi zorunludur. Bu tür bir alacaktan Kurumun vekillerinin yada yetkili organlarının vazgeçmesi mümkün değildir. Yasal bir düzenleme normlar hiyerarşisine göre ancak aynı güçte bir düzenleme ile değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir. Avukatların yaşlılık aylığı alırken mesleklerini yürütmeye devam etmeleri halinde, zorunlu olarak Sosyal Güvenlik Destek Primi ödemeleri Yasanın bir hükmü olduğuna göre bu hükmün uygulanmaması mümkün değildir. Bu alacağın her zaman için tahsili mümkün olduğu gibi Kurumun maddi yanılgı sonucu Sosyal Güvenlik Destek Primi kesmemesi davacı yararına kazanılmış hak oluşturmaz. Aksi görüş Kurumun yasal hakkını kaldırmak anlamına gelir. Oysa yukarıda açıklandığı gibi, bu tür bir haktan vazgeçmek veya bunu azaltmak mümkün değildir. Mahkemenin Kurum alacağının tahsili gerektiğine ve istemin bu nedenle reddine karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 4.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy