(506 S. K. m. 11, 24) (818 S. K. m. 45/2)
Dava: Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi B. Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1-Dava nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin Peşin Sermaye Değerinin belirlenen tazminattan düşürülmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş, yerleşmiş görüşlerindendir. Bu bakımdan, davanın niteliği gözönünde tutularak öncelikle hak sahiplerine Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından iş kazası nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması, gelir bağlanmış ise, bildirilen miktarın tazminattan düşülmesi, gelir bağlanmamış ise bu yön hak sahibinin tazminat hakkını doğrudan etkileyeceğinden hak sahibine gelir bağlanması için Sosyal Sigortalar Kurumu aleyhine dava açması için önel verilmesinde yasal zorunluluk olduğu açıktır. Başka bir anlatımla, hak sahibi tarafından Kurum aleyhine açılan davada, 506 Sayılı Yasanın 24.maddenin öngördüğü koşulların oluşmadığının saptanması durumunda; hak sahibine, gelir bağlanmayacağı giderek, hak sahibinin, destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkına sahip olmayacağı açık-seçiktir. Somut olayda, hak sahibi Anne yönünden yukarıda açıklanan doğrultuda inceleme ve araştırma yapılmadan SSK Başkanlığı'nın davacılardan Selma S.'a hitaben yazılan 6.11.2001 gün ve 219489 sayılı yazıları esas alınarak, davacı anne ve babanın maddi tazminat taleplerinin reddi isabetsizdir.
2-Servis hizmeti verilmesini takiben işverene ait araçla dönülmesi sırasında meydana gelen trafik iş kazası sonucu ölüm olayında araçta yolcu olarak bulunan davacılar murisinin kusur durumu belirlenerek sonucuna göre hak sahibi anne ve babanın manevi tazminat talebi hakkında karar verilmek gerekirken, manevi tazminatla ilgisi olmayan 506 sayılı Yasanın 24. maddesi gerekçe gösterilerek davacıların manevi tazminat taleplerinin reddi hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 17.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy