(506 S. K. m. 60, Geç. m. 81)
Dava: Davacı 20.7.1976-1.1.2000 tarihleri arasında ve 1.2.2000 tarihinden dava tarihine kadar SSK sigortalısı olduğunun, 1.1.2000-1.2.2000 tarihleri arasında da Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve SSK'dan yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalıların tüm davacıların aşağı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi olarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ilişkin davasının reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Davacı salt 506 sayılı Yasa kapsamında 31.12.1999 tarihine kadar geçen süreler nedeniyle 2829 sayılı yasaya göre Bağ-Kur kapsamındaki hizmetleri birleştirilmeksizin yaşlılık aylığına hak kazanmaktadır. Sigortalılık başlangıcı olan 20.7.1976 tarihinden tahsis talebinde bulunduğu 8.2.2002 tarihine kadar 25 yıldan fazla sigortalılık süresi mevcuttur. 20.7.1976-31.12.1999 tarihleri arasında SSK'na tabi 5000 günden fazla hizmeti bulunduğu ortadadır. 4447 sayılı Yasa ile 506 sayılı yasaya eklenen geçici madde 81/A bendine göre Yasanın yürürlük tarihi olan 8.9.1999 tarihinde 23 yıl sigortalılık süresini de tamamlamıştır. 506 sayılı Yasanın 4447 sayılı Yasanın yürürlüğünden önceki tarihteki 60-A(c) maddesi hükmü gereğince yaşlılık aylığı koşulları (25 yıl sigortalılık süresi ve 5000 gün prim ödeme gün sayısı) oluşmaktadır.
Mahkemece, davacının 2829 sayılı yasaya göre hizmetleri birleştirilmeksizin SSK'dan yaşlılık aylığına hak kazandığı dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy