(506 S. K. m. 79/5, 84)
Dava: Davacı, sigorta müfettişliğince düzenlenen 19.11.1999 tarih ve 58 sayılı rapora istinaden yapılan işlemlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sultan Karagün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı Kurumun tüm, temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyizine gelince; Dava, SSK müfettişinin 19.11.1999 gün ve 58 sayılı durum tespit tutanağına bağlı olarak 506 sayılı Yasa'nın 79/5.maddesine göre tahakkuk ettirilen ek prim ve buna bağlı eğitime katkı payı, özel işlem vergisi ve gecikme zamları ile ilgili menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece ek prim tahakkuku ile ilgili Kurum Ünitesi kararına karşı 30 günlük yasal süre içinde iptal davası açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve Yasa'ya uygun bulunmamaktadır. Davacının 506 sayılı Yasa'nın 79/5.maddesine göre Kurum ünitesi kararına karşı itiraz etmemesi borcun idari aşamada kesinleştiği anlamını taşır. İdari aşamada kesinleşme takip hukuku bakımından kesinleşen prim alacağının tahsiline olanak sağlar. Prim tahakkukunun idari aşamada kesinleşmesi yargı yolundan geçmeksizin gerçekleştiğinden, menfi tespit davası veya istirdat ile yargı önüne getirilmesi ve yersiz ve haksız prim alınma iddiasının dava yolu ile ileri sürülmesi 506 sayılı Yasa'nın 84.maddesine göre mümkündür. Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerine göre bu madde ile, işveren ve sigortalılara; yanlış ve yersiz Kurum işlemlerinin ortadan kaldırılması imkanı tanınmıştır, idari aşamada kesinleşme 84. maddeye dayalı iddiaların dinlenmesine engel değildir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözönünde tutularak esasa girerek menfi tespit davası ile ilgili deliller toplanarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve Yasa'ya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy