(1479 S. K. m. 24, 25) (506 S. K. m. 85)
Dava: Davacı, 13.5.1993 tarihinden bu yana devam eden Bağ-Kur sigortalılığının iptaliyle, 1.8.1993 - 29.6.2001 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı Bağ-Kur ve SSK'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Uyuşmazlık, davacının 13.5.1993 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-kur sigortalısı olmadığının ve 1.8.1993-29.6.2001 tarihleri arasında 506 Sayılı Yasaya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davacının, 12.4.1994 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-kur sigortalısı olduğundan 12.4.1994-29.6.2001 arasındaki isteğe bağlı sigortalılığın geçerli olamayacağına; 13.5.1993-31.7.1993 tarihleri arasında bir meslek kuruluşuna üyeliği veya vergi kaydı olmadığından bu dönemde zorunlu Bağ- kur sigortalısı olmadığının tespitine; 1.8.1993 -11.4.1994 tarihleri arasında ise yine bir meslek kuruluşuna üyeliği veya vergi kaydı olmadığından SSK isteğe bağlı sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir. Davacının 12.4.1994 - 29.6.2001 tarihleri arasındaki isteminin reddine ilişkin karar doğru ise de 13.5.1993-11.4.1994 tarihleri arasındaki döneme ilişkin hüküm usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı yasanın 3165 sayılı yasa ile değişik 24/I(a) maddesine göre ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek eşya götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, Esnaf ve Sanatkar siciline kayıtlı olanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olanlar Bağ-kur sigortalısıdır. Aynı Yasanın 25. maddesine göre gelir vergisi mükellefi olanlar, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanlar da Esnaf ve Sanatkar Siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı oldukları tarihten itibaren bu Kanuna göre sigortalıdır.
Somut olayda davacının 17.6.1976 - 13.5.1993 tarihleri arasındaki Bakkallar odası kaydı; 1984 tarihinden beri devam eden Sebzeciler Odasındaki kaydı ve 1.5.1984 - 20.4.1992 tarihleri arasındaki vergi kaydı nedeniyle önceden başlayıp devam edegelen 17.6.1976 - 20.4.1982, 1.5.1984 - 13.5.1993 tarihleri arasında zorunlu Bağ-kur sigortalısı olarak tescil edildiğinden bu dönemle çakışan 1.5.1992-10.6.1992 tarihleri arasındaki zorunlu SSK'lı çalışması ve tesciline , dolayısıyla 1.8.1993 - 29.6.2001 tarihleri arasındaki 506 sayılı yasaya tabi isteğe bağlı sigortalılığına geçerlilik tanınamaz.
Gerçekten 506 sayılı yasanın 85.maddesinde isteğe bağlı sigortalılığın koşulları belirlenmiştir. Bu koşullar a) isteğe bağlı olarak devam edeceğini belirten bir yazı ile kuruma müracaatta bulunmak, b) müracaat tarihinden önce 506 sayılı Kanuna göre tescil edilmiş olmak c) herhangi bir Sosyal Güvenlik Kuruluşuna tabi olarak çalışmamak ve buralardan kendi çalışmalarından dolayı aylık bağlanmamış olmak d) isteğe bağlı olarak sigortaya devam edeceğini belirten müracaatının kurumca alındığı tarihi takip eden ay başından başlayarak her yıl için 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemek şartları öngörülmüştür. Olayda davacının 506 sayılı yasa anlamında sigortalı sayılması için aynı yasa gereğince tescilinin yapılması zorunludur. Somut olayda davacının 1.5.1992 tarihinden önce 506 sayılı yasaya tabi çalışmasının olmadığı, 1.5.1992 - 10.6.1992 tarihleri arasındaki tescilin ise geçersiz olduğu, böylece yukarıda sözü edilen 506 sayılı yasanın 85. maddesinin öngördüğü koşullara sahip bulunmadığı anlaşıldığından 506 sayılı yasanın 85. maddesi anlamında isteğe bağlı sigortalı olarak kabulüne olanak yoktur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın 13.5.1993-11.4.1994 tarihleri arasındaki istemin de reddine karar verilmesi gerekirken bu döneme ilişkin talebin kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy