(506 S. K. Ek m. 38)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın davalı işverenden tahsilini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Bu tür tazminat davaları nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararların giderilmesi amacına yöneliktir. Bu nedenle tazminat miktarı belirlenirken öncelikle maluliyet oranı, kusur oranı ve yasal nedenler ( BK 43 gibi ) indirildikten sonra Sosyal Sigortalar tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin indirilmesi suretiyle sonuca varılması gerektiği Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. Mahkemenin bu ilkeye uymayarak fazla miktarda tazminat hesaplaması bozma nedenidir.
Yapılacak iş, usulü müktesep hak ilkesine de sadık kalınarak, 4447 sayılı Yasa'nın ek 38. maddesi gereğince hüküm tarihine en yakın tarihte hesaplanan peşin sermaye değeri kurumdan sorulmak hesaplanan tazminattan yukarıda açıklanan ilkeye göre yapılacak yasal indirimden sonra yeniden yapılacak hesaplama sonucu belirlenecek tazminattan peşin sermaye değeri indirilmek suretiyle sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 12.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy