(2004 S. K. m. 44, 99) (818 S. K. m. 179)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Uyuşmazlık alacaklı tarafından İİK'nun 99. maddesine dayalı olarak açılan 3.kişinin istihkak iddiasının reddi davasıdır.
İhtiyati haciz 10.7.2002 tarihinde takip ve borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmıştır. Haciz mahalli borçlu şirketin halen Sanayii ve Ticaret İl Müdürlüğünde kayıtlı olan adresi olup borçlu borcun doğumundan sonra fakat takipten önce haciz mahallindeki adresini bir başka yere nakletmiş haciz mahallini de davalı 3. şahsa devretmiştir. Hacizde hazır olan davalı 3.kişi haciz mahallini borçludan kiralamak ve içinde tüm alet ve edavatı parasını vermek suretiyle satın aldığını belirterek istihkak iddiasında bulunmuştur. Bu halde borçlu şirketin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla haciz mahallini davalı 3.kişiye devrettiği açık-seçik ortadadır.
Davalı 3.kişi ile borçlu arasındaki ilişki örtülü ticari işletme devri niteliği taşıdığından İİK'nun 44 ve B.K.nun 179. maddelerinin uygulanması gerektiği Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir. Anılan Yasa hükümleri gereği işyeri devrinde maddelerde belirtilen işlemler yerine getirilmemişse yapılan devir alacaklının haklarını etkilemez. Somut olayda borçlunun yapılan devri kayıtlı olduğu Ticaret Siciline bildirip ilan ettiği ve mal beyanı verdiğine ilişkin dosyada hiçbir kanıt yoktur. Salt borçlunun adres değişikliğini ticaret sicil gazetesinde ilan etmiş olması İİK'nun 44. maddesinde öngörülen ilan niteliğini taşımaz. Bu durumda devir alacaklının haklarını etkilemeyeceği gibi devralan davacıda B.K.nun 179.maddesi gereği işletmenin borçlarından sorumlu bulunduğundan davanın kabulü yerine reddi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davacı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy