(506 S. K m. 79)
Dava: Davacı, Kurum tarafından 3.4.2002 tarihinde gönderilen tutanağın iptaliyle, davalı İsmail 'in 1.9.1999 tarihinden itibaren kapıcı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacının aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, Sosyal Sigortalar Kurumu yoklama memuru tarafından düzenlenen 25.3.2002 tarihli işyeri durum tespit tutanağının iptali ile Kurum'a prim ve gecikme zammı borcu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan İsmail'in davacı apartman yönetimine ait işyerinde davaya konu işyeri durum tespit tutanağında belirtilen tarihler arasında full-time çalıştığının kabulü ile davanın reddine karar verilmiş ise de eksik inceleme ve araştırma ile varılan bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Gerçekten, somut olayda davalı İsmail'in davacı apartman yönetimine ait işyerinde 18.5.1998 ila 25.3.2002 tarihleri arasında kapıcı olarak çalıştığı tüm dosya kapsamı ile sabit olmakla beraber, çalışma gün ve saatleri yani part-time mı, yoksa full-time mı çalıştığı açıkça saptanmamıştır.
Hal böyle olunca, bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olduğu ve Kamu düzenini ilgilendirdiği de gözönünde tutularak, davalı İsmail 'in yaptığı işin niteliğine göre, 5 katlı, 13 daireli, fuel-oil kaloriferli apartman işyerinde günlük çalışmasının ne kadar süre gerektirdiğinin başka bir anlatımla 18.5.1998 tarihinden yukarıda bahsi geçen tutanağın düzenlenme tarihine kadar olan dönemde hizmetlerini sürekli olarak 1 günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek 8 saat çalışma 1 günlük çalışma hesabı ile kaç işgücüne karşılık olduğu hususu bir uzman kişinin görüşü de alınmak suretiyle açıkça saptanması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 18.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy