(193 S. K. m. 31) (2576 S. K. m. 6) (5521 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, her iki kulağındaki işitme kaybına ilişkin sakatlığın, çalışma gücünde meydana gelen sürekli iş göremezlik oranının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, ücret vergilendirilmesinde sakatlık indiriminden yararlanmak için Maliye Bakanlığınca tespit edilen maluliyet oranına itiraza ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun değişik 31/2.maddesidir. Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve görevleri hakkında Kanunun 6.maddesi gereğince, bu tür davalarda vergi mahkemeleri görevlidir. Nitekim, Danıştay 4. Dairesinin 16.3.1995 gün ve 1994/5482 Esas 1995/1041 Karar, 20.1.1997 gün ve 1996/4667 Esas 1997/84 Karar sayılı Kararları da aynı doğrultudadır. Öte yandan, İş Mahkemelerinin görev alanını düzenleyen İş Mahkemeleri Kanununun 1.maddesinde, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde İş Mahkemelerinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır.
Hal böyle olunca, uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı yeri olmayıp, idari yargı yeri ( Vergi Mahkemeleri ) olduğu açık-seçiktir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, işin esasına girmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine 27.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy