(2004 S. K. m. 97, 277, 278)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davalı-karşı davacı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği biçimde davacı-karşı davalının davasının kabulüne sair davanın reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nur A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK. nun 97/9 maddesine dayalı istihkak davası ile davalı alacaklının İİK. nun 277. ve onu izleyen maddelerine dayalı karşılık tasarruf iptal davasına ilişkindir.
Davalı-karşılık davacı alacaklı, dava konusu kamyonun borçlu yanca davacı limitet şirkete rayiç değerinin çok altında danışıklı olarak yapılan satış tasarrufunun iptalini istemiştir.
İİK. nun 278/2. maddesi uyarınca, sözleşmesinin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre, borçlunun ivaz (edim) olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği sözleşmeler bağışlama hükmünde olup iptale tabidir. Burada borçludan satın alan özel veya tüzel kişinin iyiniyetine bakılmaz. Alıcı iyiniyetli olsa bile aracın rayiç değeri ile satış değeri arasında önemli oransızlık (pek fahiş fark) varsa satış alacaklı yönünden geçersizdir. Önemli oransızlıktan söz edebilmek için edimler arasında en az misline yakın farkın bulunması gerekir.
Somut olayda, dava konusu damperli kamyonun borçlu yanca davalı-karşılık davacı limitet şirkete, 15.628.000.000 TL kasko değeri bulunmasına karşılık 8.000.000.000 TL bedelle satılmıştır.
Bu sebeple kamyonun satış tarihindeki gerçek değeri konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek edimler arasında bir misline yakın veya daha fazla bir fark bulunduğu saptandığı takdirde, 4.5.2001 gününde yapılan satış işleminin, alacak ve eklentileri ile sınırlı olarak iptaline, 3. kişinin istihkak davasının reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı-karşı davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy