(818 S. K. m. 41, 43) (506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dava, nitelikçe iş kazası sonucu uğranılan beden gücü kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bir iş kazası sonucu zarara uğrayan sigortalının tazminat davası asıl işverene, alt işverene veya kusurlu 3. kişilere karşı yöneltilebilir. Davalılar vekili, Beyoğlu iş Mahkemesi'nin 2003/339 esas sayılı dosyası ile davacının davalı şirkette çalışmadığının, başka bir anlatımla davalı şirketin işveren olmadığının tespiti için dava açtıklarını belirtmiştir. Davalılar vekilinin açtıklarını belirttiği tespit davasının sonucunda verilecek karar, tazminat davasına etkili olacağından söz konusu tespit davasının bu dava için ön sorun kabul edilerek, sonucunun beklenmesi gerektiği açıktır. Oysa açıklanan doğrultuda işlem yapılmadığı ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Kabule göre de, tarafların hal ve mevkiine, olayın oluşuna ve olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz ile birlikte hükmedilen tazminat miktarına göre, olayda, Borçlar Kanununun 43.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması isabetsizdir.
O halde; davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 10.07.2003 gününe oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy