(2004 S. K. m. 96, 97/a)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı ( alacaklı ) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Uyuşmazlık 3. kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. Borçlu S.S. G Konut Yapı Kooperatifi olup haciz kooperatife ait binada gerçekleştirilmiştir. Bu durumda İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Ancak bu yasal karinenin aksinin güçlü delillerle kanıtlanması mümkündür. Davacı 3. şahıs, 5.8.2002 tarihli haciz sırasında, tutanakta belirtildiği şekilde, icra dosyasında mevcut olan sevk irsaliyesi ile sözleşmeyi ibraz etmiş, yargılama sırasında ise düzenleyicisi farklı olan irsaliyeli faturayı delil olarak sunmuştur. Aradaki farklılık dikkate alınarak gerçeklik durumunun belirlenebilmesi için sevk irsaliyesinin ve faturanın menşeyine inilerek, düzenleyicilerinin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı bilirkişi aracılığıyla saptanmalı, şirket yetkilisi dinlenmeli, dosyadaki sözleşme ile karşılaştırılmalı, davacının gerçekten kat maliki sıfatı olup olmadığı da araştırılarak oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken, üzerlerindeki inceleme yapılmadan, yalnızca belgelerin varlığı ve 3. şahıs, kooperatif ile tanıkların aralarındaki menfaat birliği gözönünde bulundurulmadan, tanık beyanlarıyla eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- 28.11.2002 tarih ve 24950 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21. maddesine göre davalı ( alacaklı ) aleyhine hükmedilen vekalet ücretine KDV ilavesine karar verilmiş ise de, bu sonuç yerinde değildir.
Gerçekten Anayasa'nın 73. maddesi " vergi ,resim,harç ve benzeri mali yükümlülükler Kanunla konulur değiştirilir veya kaldırılır " düzenlemesini içermekte olup öğreti ve uygulamada verginin yasallığı ilkesi olarak adlandırılan bu ilke vergi, resim harç ve benzeri kamusal erke dayalı bütün yükümlülüklerin yasayla düzenlenmesi zorunluluğunu öngörmektedir. Vergi yükümlülüğünün konusu, yükümlüsü, matrahı ve oranı gibi unsurların yanında vergiden doğan ödev ve usul ilişkilerinin de yasayla düzenlenmesi gereği anılan hükmün zorunlu sonucudur. 4.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesi ile " Bu tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı Kanun hükümleri gereği Katma Değer Vergisi ayrıca ilave edilir" düzenlemesi getirilmiş ise de bu düzenlemenin " Yasa" metni olmadığı ve verginin yasallığı ilkesine aykırı şekilde takdir edilen vekalet ücretine KDV uygulanması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy