(1086 S. K. m. 438) (2004 S. K. m. 96, 97, 227, 280) (818 S. K. m. 231) (556 S. KHK. m. 6, 16)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-karşı davacı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice, ilamında belirtildiği şekilde davacı-karşı davalı (3.kişinin) davasının kabulüne, mukabil davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK.nun 96 ve onu izleyen maddelere dayalı istihkak davası ile alacaklı yanca İİK.nun 277 ve onu izleyen maddelere dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. Mercii 3. kişinin istihkak davasının kabulüne, karşılık tasarrufun iptaline karar verilmişse de varılan sonuç yanlış olmuştur.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararnamenin 6. maddesine göre marka hakkı tescil yolu ile elde edilebilir. 16. maddenin 4. fıkrasına göre ise marka devri, sicile kayıt edilmediği sürece taraflar markanın tescilinden doğan yetkileri iyiniyetli 3. kişilere karşı ileri süremez. Somut olayda ise, dava konusu marka borca esas çeklerin keşide tarihlerinden sonra 11.10.2000 tarihli marka devir sözleşmesi ile davacıya devredilmiştir. Devir her ne kadar hacizden önce gözükmekte ise de kayıt ve tescil edilmediğinden takip alacaklısının haklarını etkilemeyeceğinden istihkak davasının reddi gerekir. Bundan başka, İİK.nun 280. maddesi uyarınca mal varlığı borcuna yetmeyen borçlunun alacaklısına zarar vermek kastı ile markayı işyeri komşusu olan ve aynı işi yapan davacı 3. kişiye devri, içinde bulunduğu mali durumu bilecek durumda olması nedeniyle iptali gereken tasarruf niteliğinde olduğu açıktır.
2- Kabule göre ise, merciice marka üzerinde haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. İİK.nun 97/10 maddesine göre istihkak davası sonuçlanmadan mahcuz malın paraya çevrilmesi durumunda dava konusu bedele dönüşür. B.K.nun 231. maddesine göre alacaklı malın mülkiyetini ihale anında kazanmıştır. İhale iptal edilmediği de gözönünde tutularak bedele hükmetmek gerekirken Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2000/8844 talimat dosyasında alacaklının ihale sonucu markayı satın aldığı gözardı edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Merciice, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı (ve karşılık davacı) alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy