(1479 S. K. m. 24, 79) (4721 S. K. m. 2)
Davacı, SSK' dan 1.4.2001 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, birikmiş aylıklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelere uygun bulunmamaktadır.
Davacının 12.2.1986-18.8.1988 tarihleri arasında Terzilik işinden vergi kaydına dayalı olarak 2 yıl 6 ay 6 gün zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık Bağ-Kur sigortalılığının sona erdiği 18.8.1988 tarihinden itibaren yapılan prim ödemelerinin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasa'nın 79. maddesidir. Anılan maddede 24. madde kapsamına girmeyenlerin Kuruma yazılı olarak başvurmak koşulu ile isteğe bağlı sigortalı olacakları hükmü öngörülmüştür. Somut olayda davacı yazılı başvuruda bulunmamış ancak primlerini düzenli olarak ödemeye devam etmiştir. Başka bir anlatımla davacı sigortalılığa isteğe bağlı olarak devam etmek için iradesini primleri ödemek suretiyle ortaya koymuş, Kurum ise primleri tahsil ederek bu iradeyi kabul etmiştir. Kurumun tahsil ettiği primleri iptal etmesi M.K. nun 2. maddesinde ifadesini bulan iyi niyet kuralı ile bağdaşmaz.
Öte yandan davacının ödediği primlerin karşılığı olarak isteğe bağlı sigortalı süresi de dahil olmak üzere 12.2.1986-30.6.1992 tarihleri arasında 5 yıl 11 ay 14 gün (2144) zorunlu ve isteğe bağlı Bağ-Kur'lu olduğu ve 1.7.199231.8.1992 tarihleri arasında 60 gün hizmeti bulunduğu ve SSK zorunlu sigortalısı olarak çalıştığı, tarihleri arasında geçen 60 gün ile isteğe bağlı SSK'lı prim ödediği, 1.9.1992-31.12.1996 tarihleri arasında 1560 gün olmak üzere toplam 3764 gün hizmeti bulunduğu ve 21.9.1946 doğumlu olup tahsis talep tarihi olan 28.3.2002 tarihinde 52 yaşın üzerinde olduğu anlaşıldığından ve 506 sayılı Yasanın 4447 sayılı Yasanın 17 -C-(b) maddesi ile eklenen geçici madde 81. hükmüne göre 52 yaş 3600 gün primi ödeme gün sayısı koşulu oluştuğundan yaşlılık ay lığına hak kazandığı ortadadır.
Mahkemece, davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy