(506 S. K. m. 85/A-d)
Dava: Davacı, 1.8.1994-31.12.2001 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin sigortalı hizmetlerden sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı; 1.8.1994-31.12.2001 tarihleri arasında SSK isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespiti ile aksi yöndeki kurum işleminin iptaline istemiştir.
Mahkemece; istem gibi talebin kabulüne karar verilmişse de, varılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten; davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 85. maddesi uyarınca "...isteğe bağlı sigortalılığın devam edebilmesi için isteğe bağlı olarak devam edeceğini belirten bir yazı ile Kuruma müracaatta bulunmak; herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmamak, her yıl 360 gün yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemek şarttır."
Somut olayda davacı; 15.7.1994 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olmuş: 25.12.1995 tarihindeki bu sigortalılığının durdurulmasını isteyinceye kadar aradaki dönemdeki primlerini düzenli yatırmıştır. 25.12.1995 tarihinden sonra 11.8.1998 ve 14.9.1998 tarihlerinde geçmişe yönelik olarak toptan prim ödemesi yapmış ve 1998-2001 dönemindeki primlerini düzenli ödemiştir.
Davacı, isteğe bağlı sigortalılığını durdurduktan sonra 14.9.1998 tarihine kadar yeniden yazılı başvurusu olmadığı gibi, düzenli prim ödemek suretiyle isteğe bağlı sigortalılığa devam etme iradesini de ortaya koymamıştır. Kurumun hatalı işlemi sonucu geriye yönelik olarak primleri tahsil etmesinin sigortalı olmadığı süreler yönünden davacı yararına kazanılmış hak yaratmayacağı da ortadadır. Davacı; geriye toptan ödeme yaparak geçmiş günlerin ihyasını isteyemez. Diğer bir anlatımla statüsü sona eren bir isteğe bağlı sigortalı, yıllar sonra toptan ödeme yaparak statüsünü geçerli hale getiremez. HGK.'nun 25.12.2002 gün ve 2002/21-1062 esas 2002/1098 karar sayılı kararı aynı yöndedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan 1.1.1996-14.9.1998 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olmadığının, kalan dönemde isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine karar vermesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 9.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy