(1479 S. K. m. 24, 25) (506 S. K. m. 3)
Dava: Davacı 17.11.1998 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalılığının sona erdiğinin ve bu tarihten sonrası için Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1 - Dava; zorunlu Bağ-Kur sigortalılığın hizmet akdine dayalı olarak çalışmaya başladığı 17.11.1998 tarihinden itibaren sona erdiğinin tespitine ilişkindir.
Davacının 18.9.1991 tarihinde başlayan ve halen devam eden limited şirket ortaklığı dolayısıyla Bağ-Kur sigortalısı olduğu bu dönemde 17.11.1998 ve 2001/Ağustos sonuna kadar SSK'na bağlı çalıştığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık limited şirketin ortağı bulunan ve bu nedenle zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılan davacının; hizmet akdine dayalı olarak çalışmaya başladığı tarihten itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalılığın sona erip ermeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasanın değişik 24. maddesine göre, zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılanlar iki gruba ayrılmıştır. Birinci grup sigortalılar; 24. maddenin (a) bendinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen sigortalılar, ikinci grup sigortalılar ise; b, c, d, e, f, g bentlerinde sınırlı olarak belirtilen şirket ortağı olan sigortalıdır. hiç kuşkusuz bir kimsenin sigortalı sayılması için ön koşul yukarıdaki bentlerin öngördüğü koşullara sahip olma ile mümkündür. Sigortalı olma ön koşullarının (a) bendi ile diğer bentler arasında belirgin farklılıklar gösterdiği madde içeriğinden anlaşılmaktadır.
Şöyle ki, 24. maddenin (a) bendi dışında kalan b, c, d, e, f, g bentlerde belirtilen sigortalılardan sayılmak için ön koşul b, c, d, e, f, g bendlerde sayılan şirketler ortağı olmak yeterlidir. Başka bir anlatımla, şirket ortakları zorunlu Bağ-Kur üyesi olması için 24. maddenin (a) bendinin öngördüğü koşullara sahip olmaları zorunlu değildir.
Öte yandan, aynı Yasanın değişik 25. maddesinin (d) bendinde; şirketlerle ilgisi kalmayanların çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği tarihten itibaren sigortalılıklarının sona ereceği hükmü öngörülmüştür. Oysa davacının Limited Şirketin ortağı olduğu şirketle ilgisini kesmediği dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği giderek 506 sayılı Yasanın 3-1/F maddesinin varlığı karşısında, Sosyal Sigortalar Kanunu anlamında sigortalı sayılmasına da yasaca ve hukukça olanak olmadığı açık seçiktir. Bundan başka, 1479 sayılı Yasanın 25. maddesine 3396 sayılı Kanunun 2. maddesi ile eklenen (g) bendinin 24. maddenin (a) bendinde sayılan sigortalıları kapsadığı (b) ve ondan sonra gelen bentlerde sayılan sigortalıları kapsamadığı madde ile ilgili gerekçenin incelenmesinde anlaşılmaktadır. Zira, madde gerekçesinde aynen .... dernek veya oda kayıtları devam eden gelir vergisi ile ilgili kaydı bulunmayan şoför, tabip, esnaf, eczacı gibi meslek mensuplarının hizmet akdi ile çalıştıkları süreler için Bağ-Kur sigortalısı olamayacağı açıkça belirtilmiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular karşısında davacının davasının reddi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Kabule göre ise; davacının Bağ-Kur'lu olduğu tartışmasız olan 1991-1998 dönemine ait prim borcu bulunup bulunmadığı yönünde herhangi bir araştırma yapmadan 17.11.1998 tarihi itibariyle davalı Bağ-Kur'a prim borcunun olmadığının tespitine karar verilmesi de hatalı olmuştur.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy