(506 S. K. m. 79/3-8)
Dava: Davacı Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı borcunun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık, sigortalıların 30 günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin davacı işverence, davalı SSK'ya verilmemesi nedeniyle re'sen tahakkuk ettirilen prim ve eklerinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını 506 sayılı Yasa'nın ( 4447 sayılı Yasa'nın 11. maddesiyle değişik ) 79/3 fıkrası oluşturmaktadır. Bu yasal düzenlemeyle işverence sigortalının 30 günden az süre çalıştığının bildirilmesi ve bu durumun belgelenmemesi halinde Kurum doğrudan, eksik sürelere ilişkin primleri tahakkuk ettirerek tahsil etme olanağına sahip kılınmıştır. Ancak işverenin de Kurum'un bu işlemlerine karşı Kuruma itiraz ve yargı yoluna başvurma hakkı vardır. ( 506 sayılı Kanun 79/8 f. )
Somut olayda işveren prim tahakkukunun kendisine tebliği üzerine Kurum'un ilgili ünitesine itiraz etmiş, itirazın reddi sonucu konu yargıya intikal ettirilmiştir. İşveren mahkemeye, 30 günden az çalışmayı belgeleyen puantaj cetvellerini ibraz etmiş ve eksik çalışmaları davaya konu olan işçilerin tanık olarak dinlenmesini istemiş ise de, mahkemece puantaj cetveli dikkate alınmayıp tanıklar da dinlenmeyerek eksik araştırma ve incelemeyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa işin esasına girilerek, tanıklar dinlenmeli işverenin 30 günden az çalışmayı kanıtlayan ve Sosyal sigorta işlemleri Yönetmeliğinin 17 maddesinin 9.fıkrasında yer alan belgelerden olan puantaj kayıtları incelenmeli, gerçekten prim kaybına neden bir olgunun bulunup bulunmadığı açıklıkla saptanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy