(506 S. K. m. 85) (YHGK. 25.12.2002 T. 2002/21-1062 E. 2002/1098 K.)
Dava: Davacı, zorunlu sigortalılık süresi hariç, 1.10.1997-30.3.2002 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Uyuşmazlık, davacının SSK isteğe bağlı sigortalısı iken, zorunlu SSK sigortalısı olması nedeni ile isteğe bağlı sigortalılığının sona ermediğinin ve 1.10.1997-30.3.2002 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının zorunlu SSK'lı çalıştığı süreler dışında istemin kabulüne karar verilmişse de bu sonuç usul ve yasaya aykırıdır.
Gerçekten, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 85. maddesi uyarınca ...isteğe bağlı sigortalılığın devam edebilmesi için isteğe bağlı olarak devam edeceğini belirten bir yazı ile Kuruma müracaatta bulunmak, Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmamak, Her yıl için 360 gün yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemek... şarttır
Somut olayda davacı, 1.9.1997 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olmuş 1.9.1997-1.10.1997 ve 7.6.2000-15.6.2000 tarihleri arasında ise zorunlu sigortalı olarak çalışmıştır. Bu durumda 506 sayılı Yasanın 85. maddesinin c fıkrası gereği isteğe bağlı sigortalılığı sona ermiştir. Zorunlu sigortalılığın bittiği tarihten itibaren ise, davacı, isteğe bağlı sigortalılığının devamına ilişkin iradesini bildiren bir başvuruda bulunmadığı gibi, herhangi bir prim ödemesi de olmamıştır. Davacı, uzunca bir süre sonra 2002 yılında, geriye doğru toptan ödeme yaparak geçmiş günlerin ihyasını isteyemez. Diğer bir anlatımla hukuki statüsü sona eren bir isteğe bağlı sigortalı, yıllar sonra toptan ödeme yaparak statüsünü geçerli hale getiremez. (HGK 25.12.2002 gün ve 21/1062 s.k.)
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular nazara alınarak istemin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy