(506 S. K. m. 79, 130)
Dava: Davacı, davalı Kurum müfettişlerince tutulan 21.5.2001 tarihli tutanağının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı şirket 21.5.2001 tarihli Sosyal Sigortalar Kurumu müfettişince düzenlenen yerel denetim tutanağının iptalini istemiştir.
Mahkemece, bozma kararı sonrasında, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup yerinde değildir.
Gerçekten, davanın yasal dayanağını 506 sayılı Yasanın 79. maddesi oluşturmaktadır. 21.5.2001 günlü yerel denetim tutanağı ile işyerinde fiilen çalışan 17 adet sigortalı işçi imzalı beyanları ile tam ay çalıştıklarını belirtmişlerdir. Yine 506 sayılı Yasanın 130. maddesi gereğince, tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdendir. Mahkemece, tutanakta adı geçen işçilerin aynı dönemde başka işyerlerinde çalışması olup tutanak içeriği doğru olmadığından iptal kararı verilmiş ise de, ekli bilirkişi raporu ve belgelerden imzası bulunan sadece 8 işçinin anılan teftiş dönemi içerisinde başka işyerlerinde çalışması olduğu, kalan 9 işçinin ise hiç çakışan başka sigortalılıklarının bulunmadığı belgelenmiştir. Bu durumda anılan gerekçe ile söz konusu tutanağın doğru olmadığını söylemek ve iptal kararı vermek yerinde değildir. Bu haliyle eksik inceleme ile sonuca gidilmiş olup hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş; davacı şirkete ait, tutanağa konu olan 9.7.1987-31.5.2001 arası döneme ilişkin tüm işyeri kayıtlarının getirtilerek, çalışan kişilere ait işyeri özlük dosyaları, ücret bordroları ve varsa tüm belgelerde eklenerek, tutanağa konu iş ve işyerlerinin niteliği, kapsamı ve iş süreleri yönlerinden gerektiğinde kurum kayıtlarına da başvurduktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirerek bir sonuca gitmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy