(1479 S. K. m. 28, 33, 56)
Davacı, maluliyet halinin devam ettiğinin ve maluliyet aylığının ödenmesi gerektiğinin tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 2/3 oranındaki çalışma gücü kaybının halen devam ettiğini ve bu sebeple iptal edilen malulen emekliliğinin devam etmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmişse de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır. Davacı 27.1.2000 gününde malulen emekli edilmiştir. 1479 s. kanunun 33. maddesi uyarınca yapılan kontrol muayenesi sonucu malullük halinin kalktığının anlaşılması halinde malullük aylığı kesilir. Somut olayda davalı Kurumca davacının kontrol muayenesi sonucu maluliyetinin devam etmediği 11.10.2002 günlü Bağ-Kur sağlık kurulu raporu ile tesbit edilince maluliyet aylığı hakkını kaybettiğine karar verildiği, yargılama sırasında mahkemece İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinden aldırılan sağlık kurulu raporunda davacının %80 oranında çalışma gücünü yitirdiğinin saptanması üzerine de davanın kabulüne karar verildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Gerçekten davanın kanuni dayanağı 1479 s. Yasa'nın 28. ve 56. maddeleridir. Mahkemece İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinden aldırılan sağlık kurulu raporu gereğince yazılı biçimde hüküm kurulması 1479 s. Yasa'nın 56. maddesine aykırı olup yerinde değildir.
Mahkemece yapılacak iş; İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinden aldırılan sağlık kurulu raporuna davalı Kurum tarafından itiraz edildiğine göre anılan Yasa'nın 56/4. maddesinde ön görülen prosedür gereğince Sosyal Sigortalar Kurumu Yüksek Sağlık Kurulundan rapor almak, giderek itirazın Adli Tıp Genel Kurulunda değerlendirilmesini sağlamak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 28.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy