(506 S. K. m. 79/10)
Dava: Davacı davalılardan işverene ait işyerinde 1.8.1990-21.11.2001 tarihleri arasında ( askerlik süresi hariç ) geçen çalışmalarının tespitine ve işçilik alacakları haklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum'un sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava davalıya ait işyerinde 1.8.1990-21.11.2001 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir. Bu yönü ile davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasa'nın 79/10 maddesidir. Anılan maddede yönetmelikte tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açabilecekleri hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere yönetmelikte tespit edilen belgelerin ( işe giriş bildirgesi ) verilmesi durumunda 5 yıllık hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği açıktır. Somut olayda davacı ile ilgili olarak davalı işyerinden işe giriş bildirgesinin 1.8.1999'da verildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca dava tarihi 1995 yılındaki çalışmalarının 13.5.2002 dava tarihinde hak düşürücü süreye tabi olduğu ortadadır.
Mahkemece davada taraf olan işveren ve işyerince düzenlenmedikleri açıkça belli olan 1.6.1995 ve 18.10.1995 tarihleri işe giriş bildirgelerinin, davalıya ait işyerinde geçen çalışmaların tespiti amacıyla açılan davada hak düşürücü süreyi kesici nitelikte belgelerden olmadıkları gözetilmeksizin 1995 yılında 255 günlük çalışmanın tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de; 1.6.1995 tarihinden sonra ( davacı 27.11.1995'de askere alındığına göre ) Kuruma bildirilenler dışında tespiti mümkün sürenin 255 gün olmasının mümkün olmadığı ortadadır.
O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 7.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy