(2004 S. K. m. 96, 44, 280) (818 S. K. m. 18, 179)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı ( 3.Kişi ) vekili tarafından duruşmalı, davalı alacaklı vekili tarafından duruşmasız olarak istenmiş, merciice, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı 3.kişinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı alacaklının temyizine gelince;
Uyuşmazlık 3.kişinin İİK.'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. Davacı 3.kişi borçlu şirketle öteden beri ticari ilişkisi olan ve bu ilişki nedeniyle borçlunun borca batık durumunu bilebilecek konumda olan biridir. Borcun doğumundan sonra ve ihtiyati haciz kararının alındığı gün davaya konu 02 CFE 12 plaka sayılı aracı borçlu şirketten alması danışığa dayalıdır. İşlem, danışıklı olduğundan noterde yapılan araç devir sözleşmesi alacaklının haklarını etkilemez. Esasen merciice de diğer menkuller yönünden işyeri devrinin danışıklı olduğu kabul edilerek 3.kişinin davası reddolunmuştur.
Davacı 3.kişinin borçlu şirketten ticari işletmenin önemli unsurlarından dava konusu kamyoneti satın almasının danışıklı olduğu kabul edilmek suretiyle bu menkul yönünden de davanın reddi gerekirken kabulü bozmayı gerektirir. ( İİK.Md.280 )
Bundan başka, fırın işletmeciliği işyerini ve işletmenin önemli unsuru ticari aracı borçludan satın alan davacı 3.kişi, İİK.'nun 44. maddesinde yazılı işlemleri borçlunun yerine getirdiğini ispat etmediği gibi B.K.'nun 179. maddesi uyarınca borçlunun işletmesinin borçlarından sorumlu olacağının göz ardı edilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
O halde davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı alacaklıya iadesine, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacı 3.kişiye iadesine, 4.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy