(2004 S. K. m. 96, 97/a)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı ( 3.Kişi ) vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, merciice, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı 3. kişinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı 10.9.2002 tarihinde haczedilen eşyalar üzerindeki haczin kaldırılmasını istemiştir. Davacının istemine göre uyuşmazlık İİK.'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. Davacı 3.kişi borçlu oğlunun evlendiğini ve ekonomik zorluklar sebebiyle geçici bir süre yanında kaldığını belirtmiş ancak haciz borçlunun ticaret sicilinde kayıtlı olan ev adresinde yapılmıştır. Bu durumda mülkiyet karinesi İİK.'nun 97/a maddesi uyarınca borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Ancak bu yasal karinenin aksinin güçlü delillerle kanıtlanması mümkündür. Davacı hacizli mallardan Arçelik buzdolabı ve Sony müzik setine ilişkin borcun doğumundan önceki tarihi taşıyan faturalar sunmuştur. Davacının öğretmenlik yaptığı bu malları alabilecek gelir ve kazanca sahip olduğu göz önüne alınarak sunulan 20.10.1999 ve 29.7.1999 tarihli faturaların gerçek olduğu saptandığı takdirde bu eşyalar yönünden İİK.'nun 97/a maddesindeki karinenin aksinin kanıtlandığının kabulü gerekir. Bu nedenle fatura dip koçanlarının faturayı düzenleyen firmadan getirtilerek şirket yetkililerinin dinlenmesi, gerektiğinde bu firma ve şirketin ticari defterlerinde faturanın ve envanterinde hacizli malların kayıtlı olup olmadığının bilirkişi aracılığıyla saptanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile tüm hacizli mallar yönünden davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacı 3.kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy