(4692 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Davacı, 13.9.2001 tarihi itibariyle prim aslı borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sultan Karagün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mahkemece davacının prim borcu bulunmadığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten 4.10.2000 tarihinde yürürlüğe giren 619 sayılı KHK.nin 34.maddesinde "Kuruma kayıt ve tescili yapıldığı halde, kayıt ve tescil tarihinden itibaren üç yıl ve daha fazla süreyle hiç prim ödememiş olanların; sigortalılık işlemleri sigortalılık hakları saklı kalmak kaydıyla durdurulur. Ancak, sigortalıların bu süreye ilişkin primleri, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının prim tutarı üzerinden hesaplanarak tahsil edilir ve haklarında ödeme tarihinde bulunan hükümler uygulanır" denilmektedir. Ancak 619 sayılı KHK.nin Anayasa Mahkemesince iptal kararı üzerine geçiş süresi içinde 3.7.2001 tarihinde yürürlüğe giren 26.6.2001 gün ve 4692 sayılı Yasa'nın geçici 1.maddesinin 3.fıkrası ile bu konuda yeniden düzenleme getirilmiş sigortalıların daha lehine olan bu düzenlemede 3 yıllık prim borcu süresi 5 yıla çıkarılmış prim borçlarının tutarı ise 31.7.2001 tarihindeki prim tutarı ile sınırlandırılmıştır.
Somut olayda ise davacı 13.10.1988-27.10.2000 tarihleri arasın 12 yıl 17 gün Bağ-Kur sigortalısıdır. Sigortalılığı süresince hiç prim ödememiş ve 619 sayılı KHK.nin yürürlüğe girmesinden sonra 27.10.2000 tarihinden önceki mevzuata göre belirlenen tutar üzerinden 1.850.000.000 TL. prim borcu çıkarılmış, taksit sözleşmesine göre 27.7.2001 tarihine kadar ödenmesi belirtilmiş ve ödenmiştir. Kurumun sehven primleri eski mevzuata göre tahsil etmesi davacı yararına kazanılmış hak oluşturmaz. Davacının 31.7.2001 tarihindeki geçerli prim tutarı üzerinden bulunduğu gelir basamağına göre hesaplanacak prim tutarını ödemesi gerekir. mahkemenin 4692 sayılı Yasa hükümlerini gözardı ederek yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy