(506 S. K. m. 85) (YHGK 25.12.2002 T. 2002/21-1062 E. 2002/1098 K.)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptaliyle, 1.6.2001 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve hak ettiği aylıkların faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacının Sosyal Sigortalar Kanununa tabi zorunlu sigortalı olarak geçen hizmetleri dışında isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 85. maddesine göre isteğe bağlı sigortalı olmak için yazılı olarak Kuruma başvuruda bulunmak koşul olduğu gibi herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmamak da gerekir. Somut olayda ise davacı 1.2.1996 tarihinden geçerli olmak üzere isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edilmiş, 1.5.1996 tarihinden itibaren ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başlamış ve hizmetleri Kuruma bildirilmiştir. Davacının zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başladığı 1.5.1996 tarihinde isteğe bağlı sigortalılık koşullarını yitirdiği ortadadır. Davacı zorunlu sigortalı çalışmasının sona erdiği tarihten itibaren yasanın öngördüğü şekilde yeniden isteğe bağlı sigortalı olmak için yazılı başvuruda bulunmamıştır. Öte yandan, davacı 1996 yılının 2.ayından 1998 yılının 5.ayına kadar olan isteğe bağlı sigorta primlerini 29.6.1999 tarihinde ödemiş, daha sonraki sürelerle ilgili isteğe bağlı sigorta primlerini de süresinde ödememiş, başka bir anlatımla, düzenli prim ödemek suretiyle de isteğe bağlı sigortalılığa devam etmek iradesini de ortaya koymamıştır. Davacının isteğe bağlı sigortalılığının yasal olarak sona erdiği ve sigortalılık koşulları taşımadığı 1.5.1996 tarihinden sonraki dönem için Kurumun hatalı işlemi ile geriye yönelik olarak primleri tahsil etmesinin de sigortalı olmadığı süreler yönünden davacı yararına kazanılmış hak yaratmayacağı ortadadır. Nitekim HGK.'nun 25.12.2002 gün ve 2002/1062-1098 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy