(3201 S. K. m. 1)
Davacı, 3201 Sayılı Yasaya göre yapılan borçlanma işleminin geçerli olduğunun tespitiyle, kurum işleminin iptaline ve 1.9.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, Sosyal Sigortalar Kurumunca borçlanmanın iptaline ilişkin kurum işleminin iptali ile 1.9.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç dosya içeriğine usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinde, davacının 21.2.1984-10.6.1988 tarihleri arasında N. İnşaat A.Ş. 'nin işçisi olarak Suudi Arabistan'da çalıştığı görülmektedir. Daha sonra Rusya'da Türk işvereni ENKA şirketinde çalıştığı, Rusya'dan 25.7.1995 tarihinde yurda döndükten sonra 3201 Sayılı Yasaya göre 14.5.1996 tarihli dilekçe ile borçlanma talebinde bulunarak kurum tarafından istem kabul edilip, borçlandırılmış, borçlanma bedeli 1549 Amerikan Doları karşılığı 302.535.190,00 TL., T.C. Ziraat Bankasına yatırılmıştır.
Kurum tarafından yapılan inceleme ve araştırma sonucunda davacının yurt dışında Türk işvereni N. İnşaat A.Ş.'nin işyerinde çalıştığının anlaşılması üzerine 3201 Sayılı Yasa kapsamında bulunmadığından borçlanma işlemi iptal edilmiştir. 3201 Sayılı Yasaya göre yurt dışında geçen bir hizmetin borçlanılabilmesi için o ülke yasalarına göre çalışıp, o ülke sosyal güvenlik kuruluşuna prim ödenmesi şartı getirilmiştir. Yurt dışında Türk işveren yanında çalışan sigortalıların primleri Türkiye'ye transfer edileceği için 3201 Sayılı Yasaya göre borçlanma söz konusu olmaz. Ancak şartların oluşması halinde hizmet tespiti davası açılmak suretiyle çalışmaların değerlendirilmesi mümkündür.
Kaldı ki Rusya'dan 25.7.1995 tarihinde yurda dönmüş olması nedeniyle davacı 3201 Sayılı Yasada belirtilen süreden çok sonra borçlanma talebinde bulunmuştur. Kurumun şartları oluşmadığı halde borçlanma talebini kabul etmesi hatasına dayalı olup, davacıya hak vermez. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekirken kabulü doğru değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davanın reddi yerine kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy