(1475 S. K. m. 73) (4857 S. K. m. 77) (818 S. K. m. 43, 44) (5521 S. K. m. 1, 8)
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Mustafa Ayvalı ve Muharrem Vural vekillerince süresi dışında, davacılar ile diğer davalılar vekillerince de süresi içinde temyiz edilmesi üzerine (...) aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Hüküm; İş Mahkemesi sıfatıyla verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Hüküm 12.12.2002 tarihinde davalılardan S.S. Gamze Yapı Kooperatifi Başkanlığı; Mustafa Ayvalı ve Muharrem Vural vekilleri huzurunda tefhim edilmiş ise de, temyiz 17.4.2003 tarihinde yapılmıştır. Şu duruma göre anılan davalılar yönünden dava da 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir.
O halde 1.6.1990 tarih ve 1989/3 E.-1990/4 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da göz önünde tutularak yukarıda isimleri sayılan; davalı Kooperatif başkanlığı. Mustafa Ayvalı ve Muharrem Vural' ın temyiz dilekçesinin süreaşımı yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı murislerinin olay günü kooperatif inşaatının 6. katındaki vincin kovasındaki kumu el arabasına boşaltmak istediği sırada dengesini kaybederek, el arabası ile birlikte 6. kattan düşerek öldüğünden bahisle, uğradıkları manevi zararın tazminini istemiş. Mahkemece ceza dosyasında alınan kusur raporu ile yetinmek suretiyle talebin kısmen kabulüne karar verilmişse de, varılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işveren, işlerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş kanununun 77. maddesinin açık buyruğudur.
Oysa hükme dayanak alınan; ceza dosyasındaki kusur raporu, iş güvenliği uzmanı olmayan kişiler tarafından, İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşullar göz önünde tutularak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle; işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğunu; hangi önlemleri aldığı; hangi önlemleri almadığı; alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca kusur raporunun İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği, giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Mahkemece yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları içermeyen kusur raporunun hükme dayanak almak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
3- Kabule göre ise, davalılardan Ekrem Sezen'e hükme esas alınan kusur raporunda; kusur verilmediği dikkate alınmadan hükmedilen manevi tazminattan müteselsilen sorumlu tutulması da usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, bozma niteliğine göre sair hususlar incelenmeksizin, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 9.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy