(1479 S. K. m. 24, 79)
Dava: Davacı 30.11.1989-1.11.1993 ve 30.11.1993-30.9.1999 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 30.11.1989-1.11.1993 tarihleri ile 30.11.1993- 30.9.1999 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece istem aynen kabul edilmiştir.
Davacının Bağ-Kur isteğe bağlı sigortalısı olarak 14.1.1986 tarihinde girişi yapılmıştır. 3.6.1988 tarihinde SSK'na tabi sigortalı çalışması sebebiyle Bağ-Kur sigortalılığı sona erdirilmiştir. 1986-1987 ve 1988 yıllarında prim ödemeleri mevcut olup 26.9.1988 tarihinden sonra 19.6.1997 tarihine kadar hiçbir prim ödemesi bulunmamaktadır. 19.6.1997 tarihinde başlayan prim ödemeleri de 30.9.1999 tarihinde son bulmuştur.
Davacının Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi çalışmaları sona erdikten sonra tekrar isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olmak için Kuruma başvuruda bulunmadığı gibi isteğe bağlı sigortalısı olma iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemelerinin bulunmadığı, sonradan geriye yönelik olarak yapılan toplu prim ödemeleri ile hizmet kazanmasının da mümkün bulunmadığı açıktır.
Yasal olarak sigortalı olunmayan ve uzun yıllar prim ödenmemiş sürelerin geriye yönelik olarak toplu ödemelerde bulunmak suretiyle değerlendirilmesi olanaksızdır. Sigortalılık koşullarını taşımadığı dönem için Kurum'un hatalı işlemleri sonucu geriye yönelik olarak prim yatırması da davacı yararına kazanılmış hak oluşturmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2002/21-892 E:, 2002/ 990 K: ve 20.11.2002 günlü kararında bu görüş açıkça belirtilmiştir.
Bu durumda davacının prim ödemeleri 19.6.1997 tarihinden itibaren başlayarak devam ettiğine göre 19.6.1997-30.9.1999 tarihleri arasındaki dönemin kabulü, 19.6.1997 tarihinden önceki dönemin ise reddi gerekirken açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, yazılı gerekçelerle istemin tümünün kabulüne karar verilmesi usul yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy