(5521 S. K. m. 5) (1086 S. K. m. 21, 187/2)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, yetkisizliğe karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava nitelikçe zararlandırıcı sigorta olayı sonucu meslekte kazanma gücünü kaybeden sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan işçinin işyerinin yanısıra, davalının ikametgahının da E İş Mahkemesi yargı çevresi dahilinde olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık İ 8. İş Mahkemesince re'sen verilen ve taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşen yetkisizlik kararı üzerine dosyayı ele alan E İş Mahkemesi'nin kendiliğinden yetkisizlik kararı verip veremeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5521 sayılı Yasanın 5. maddesidir. Anılan maddeye göre İş Mahkemesinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi işçinin işini yaptığı yer mahkemesinde de bakılabilir. Öte yandan HUMK.'nun 187/2. maddesinde yetki itirazının ilk itirazlardan olduğu 21. maddesinde de davalıya tanımış bir hak olduğu açıkça vurgulanmıştır. Somut olayda, re'sen yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine davayı ele alan E İş Mahkemesinin yetkisizlik kararı verip veremeyeceğine gelince; kamu düzenine ilişkin bir yetki kuralı söz konusu ise re'sen kamu düzenine ilişkin yetki kuralının söz konusu olmadığı hallerde ilk itiraz olarak ileri sürüldüğü takdirde yetkisizlik kararı verilebilir. Yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hallerde yetkisizlik kararının kesinleşmesi ile gönderildiği mahkemenin kendiliğinden yetkisizlik kararı veremeyeceği açıktır. Bu yönüyle dava konusu olayda kamu düzenine ilişkin bir yetki kuralı olmadığına göre E İş Mahkemesinin yetkisizlik kararı veremeyeceği ortadadır. Öte yandan yetkinin kamu düzenine ait olduğu kabul edilirse de gerek işçinin işini yaptığı işyeri gerekse davalı ikametgahının E İş Mahkemesi yetki alanında olduğu açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy