(1479 S. K. m. 24, 79)
Dava: Davacı 30.6.1982-22.3.1985 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve hak ettiği basamağın tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi D. Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Vergi kaydı bulunmayıp, oda kaydının bulunduğu 30.6.1982 ila 22.3.1985 tarihleri arasındaki sürenin 1479 sayılı Kanun'un 24. maddesine göre Bağ-Kur'luluk süresi olarak kabul edilemeyeceğine dair gerekçe yerinde ise de, mahkemece ödenen primler nedeniyle bu sürenin Bağ-Kur isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilmesi yerinde değildir.
İsteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılık 1479 sayılı Kanun'un 79. maddesinde düzenlenmiş olup sözü edilen maddeye göre, isteğe bağlı sigortalı olabilmek için yazılı başvuruda bulunmak şart olduğu gibi ayı içinde primi ödenmiş süreler sigortalılık süresine dahil edilebilir. Somut olayda ise, davacının yazılı isteğe bağlı sigortalılık talebi bulunmadığı gibi düzenli prim ödemesi de bulunmadığından isteğe bağlı sigortalı olmak iradesi de ortaya konulmamıştır.
30.6.1982 22.3.1985 tarihleri arasında Bağ-Kur statüsü kapsamında bulunmayan davacıdan, Kurumca hatalı işlemi sonucu 4247 sayılı yasaya göre prim tahsil edilmesi davacı yararına anılan önceki süreler yönünden kazanılmış hak yaratmaz. YHGK. nun 20.11.2002 gün ve 21/892-990, 25.12.2002 gün ve 21/1062-1098 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy