(1479 ek m. 20, 24/1) (4447 S. K. m. 38)
Dava: Davacı, emekli aylığından kesilen sosyal güvenlik destek primi kesintisinin iptaline ve kesilen primlerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sultan Namazcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı Bağ-Kur yaşlılık aylığından kesilmekte olan %10 Sosyal Güvenlik Destekleme primi kesintilerinin durdurulmasını ve önceden kesilen primlerin iadesini istemiştir.
Mahkemenin çalışmaya karine teşkil eden Esnaf sicil kaydını nazara almadan, davacının vergi kaydı dolayısıyla ticari faaliyeti 30.3.1992 tarihinde sona erdiği gerekçesiyle davayı kabul etmesi doğru olmamıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 4447 sayılı Yasanın 38. maddesi ile 1479 sayılı Yasaya eklenen ek madde 20/1. bendinde 1479 sayılı Yasaya göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, 1479 sayılı Yasanın 24/1 numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerden kanunun yürürlük tarihi olan 8.9.1999 tarihinden itibaren %10 oranında Sosyal Güvenlik Destekleme Primi kesileceği belirtilmiştir. Dosyada toplanan delillere göre davacının vergi ve oda kaydı 1992 yılında sona erse de 2002 yılına kadar çalışmaya karine teşkil eden sicil kaydı devam etmektedir.
Bu durumda yapılacak iş, davacının kunduracılık mesleği ile iştigal ettiğine dair sicil kaydının aksini gösterir eşdeğer yazılı belge olup olmadığı araştırılmalı olmadığı takdirde işin özelliği gereği çalışma yerine yakın kişilerden çalışmayı bilebilecek kişilerin dahi dinlenmesi, sicil kaydının neden devam ettiğinin açıklığa kavuşturulması neticesinde çalışma olmadığı sonucuna varılarak karinenin aksi ispat edildiği takdirde davanın kabulü aksi halde reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy