(1479 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, SSK'ya tabi hizmetlerinin iptaliyle Bağ-Kur hizmetlerinin devamına, maaşının kesildiği tarihten itibaren farkıyla birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece davacının 1.3.1981-14.1.1998 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur'luluğu geçerli kabul edilerek yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç dosyadaki bilgi ve belgelere uygun değildir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasanın 79. maddesine göre, isteğe bağlı sigortalılık terk talebinin Kuruma intikal ettiği tarihte veya diğer Sosyal Güvenlik Kanunlarına tabi olarak çalışmaya başlama ile sona erer. Somut olayda davacının 1.3.1981 tarihinde isteğe bağlı sigortalılığının başladığı ve 13.3.1981 tarihinde zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başladığı ve 17.6.1997 tarihine kadar Bağ-Kur'a hiç prim ödemesinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı 79. maddenin öngördüğü şekilde 13.3.1981 tarihinden itibaren SSK'na tabi zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başladığına göre isteğe bağlı sigortalılığı bu tarihte sona erer. Sigortalılığın sona ermesinden sonra yeniden yazılı talebi olmadığı gibi düzenli prim ödemek suretiyle isteğe bağlı sigortalı olma iradesini de ortaya koymamıştır. Davacı 1.3.1981-13.3.1981 dönemi için primlerini ve her türlü borçlarını ödemek koşulu ile sigortalılık süresini elde edebilir. Öte yandan Kurum'un sigortalılık koşullarını taşımadığı dönem için, geçmişe yönelik olarak davacının 4247 sayılı Yasaya göre primleri hatalı işlem ile tahsil etmesi davacı yararına kazanılmış hak oluşturamaz. 4247 sayılı Yasadan ancak sigortalılar yararlanır. Davacı 17.6.1997 tarihinden itibaren prim ödemeye başladığından bu tarihten itibaren ödediği primlerin de talebi halinde isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilmesi mümkündür.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki nedenlerle davanın davacının sigortalılık koşullarını taşıdığı dönem için kabulü gerekirken yazılı şekilde tamamen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy