(2004 S. K. m. 96, 97, 98, 99) (1086 S. K. m. 299)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı ( alacaklı ) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Dava, İİK.'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasıdır.
Davacı 3.kişi ile borçlu baba oğuldur. Haciz 13.11.2002 tarihinde davacı 3.şahıs adına vergiye kayıtlı olan işyerinde yapılmıştır. Ancak haciz mahallinde kurulu olan telefon borçlu adına kayıtlıdır. Borçluda haciz sırasında işyerinin oğluna ait olduğunu ancak her zaman bu yere gelip gittiğini belirtmiştir. Haciz uygulanan kuruyemişçi dükkanının resmi kaydının alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla davacı 3.kişi üzerine yapıldığı ancak işyerinin eylemli olarak borçlu tarafından çalıştırıldığı tanık anlatımlarıyla da açıkça ortadadır. Adi nitelikteki kira sözleşmesi HUMK'nun 299/1.maddesi hükmü uyarınca alacaklının haklarını etkilemez. Başka güçlü delillerle desteklenmeyen vergi kaydı tek başına işyerinin ve hacizli malların davacıya ait olduğunu göstermez.
Bu durumda, ispat edilemeyen davanın reddi gerekirken aksine düşüncelerle kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 9.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy