(1479 S. K. m. 24, Ek. m. 20)
Dava: Davacı, davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitiyle, haksız olarak alınan 630.886.721 TL.'nin ödeme gününden itibaren işleyen kanuni faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, ticari faaliyetine son vermiş olmasına rağmen haksız olarak kesilen 630.886.721.- TL. sosyal güvenlik destek priminin davalı Kurumdan tahsiline ve prim borcunun bulunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece istem gibi davanın kabulüne karar vermiş ise de, varılan sonuç usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.
Yapılan incelemede, her ne kadar vergi kaydının 1997 yılında sona erdiği anlaşılmakta ise de, oda ve sicil memurluğu kaydının 2002 gününe kadar devam ettiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 1479 s. Yasanın 24. maddesi gereğince zorunlu Bağ-Kur sigortalılık statüsünün oluşması için sırf meslek kuruluş kaydı ile Esnaf Sicil Memurluğu kaydı yeterlidir. Bu sebeple ticari faaliyetin devamı halinde yaşlılık aylığından Sosyal Güvenlik Destek primi kesintisinin işleminin yapılmasına ait 1479 s. yasanın ek 20. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren davacının fiilen ticari faaliyetini sürdürüp sürdürmediğinin araştırılıp sonuca göre karar vermek gerekirken, soyut tanık beyanlarına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, 1479 s. Yasanın ek 20. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren davacının ticari faaliyetinin devam edip etmediği hususunun, emniyet ve zabıta memurluğu aracılığıyla araştırılması, yine ilgili odaya davacının aidat ödemesi olup olmadığı, hazirun cetvelinde davacının adının ve imzasının bulunup bulunmadığının araştırılması, tüm belge ve deliller birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşmaktır.
O durumda davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 13.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy