(506 S. K. m. 79/10)
Dava: Davacı davalılardan işverene ait işyerinde 1.10.1983-2.12.1985 tarihleri arasında asgari ücretle geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 1.10.1983-2.12.1985 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, istek tanık sözlerine dayanılarak kısmen hüküm altına alınmıştır.
Oysa, ifadeleri hükme dayanak alınan tanıklar davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi, aynı çevrede başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimseler de değildir. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez. Öte yandan, tespiti istenilen süreler çok öncelere ilişkin bulunduğundan tanıkların bu sürelerle ilgili bilgileri bugüne değin eksiksiz olarak hafızalarında korumaları da hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmez. Ayrıca, davacının tespitini istediği dönemde davalı işverenin ilkokul, okul lojmanı, sulama kanalı tesisi, ana sınıfı ve yol tretuvar inşaatı gibi farklı köy ve ilçelerde bulunan 12 adet işverenin Kuruma ayrı ayrı tescil edildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı, dava dilekçesinde davalıya ait bu 12 adet inşaat işyerinden hangilerinde çalıştığını açıkça belirtmediği gibi, bu husustaki tanık ifadeleri de tatmin edici düzeyde olmayıp varsayıma dayalıdır. Bu durumda yapılacak iş, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu gözönünde tutularak, davacıya davalı işverene ait hangi inşaatlarda çalıştığını açıklattırmak, davacının belirttiği işyerlerine ait dört aylık sigorta primleri bordrolarını davalı kurumdan getirtmek, davacı ile aynı dönemde birlikte çalışan ve SSK dönem bordrolarında gösterilen kişilerin, bunlar olmadığı takdirde komşu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişilerin bilgilerine başvurulmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy