(1479 S. K. m. 79)
Davacı 20.4.1982-22.3.1985 tarihleri arasında kesintisiz Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve Kasım/2002 tarihi itibariyle yaşlılık; aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Dava: Hükmün davalı vekili tarafından temyiz. edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mahkemece davacının vergi kaydının bulunmadığı 20.4.1982-10.11.1983 ve 5.5.1984-13.3.1985 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 Sayılı Yasa'nın 2654 Sayılı Yasa ile değişik 24. maddesine göre kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; gerçek veya götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ile şirket ortakları zorunlu Bağ-Kur sigortalısıdır. Aynı Yasa'nın 79. maddesine göre isteğe bağlı sigortalılık ise sigortalının tescil talebinin kuruma intikal ettiği tarihte başlar. Ancak ayı içinde primi yatırılmış süreler sigortalılık süresine dahil edilir.
Somut olayda davacı 7.12.1978 tarihi itibariyle zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmiş ise de nizalı dönemlerde vergi kaydı bulunmadığından zorunlu sigortalı sayılamaz. Öte yandan davacı isteğe bağlı olarak sigortalı olmak için kuruma tescil talebinde bulunmadığı gibi düzenli prim ödemek suretiyle isteğe bağlı sigortalılık iradesini açıkça ortaya koymamıştır. Davacı ilk defa 26.3.1992 tarihinde prim ödemiş ve 1996 yılından itibaren düzenli prim ödemeye başlamıştır. Davacının sonradan toplu olarak prim ödemek suretiyle zorunlu veya isteğe bağlı sigortalılık koşulları taşımadığı dönemler için hizmet elde etmesi mümkün değildir. Öte yandan 3780 Sayılı Yasadan ancak sigortalılık koşullarını taşıyanlar yararlanabilir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 3.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy