(506 S. K. m. 79)
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Temmuz/1994- Temmuz/1996 ve 1.9.1999-27.11.1999 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 10.7.1994-8.3.1996 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Birol isimli şahıs hakkında dava açılmadığı gerekçesiyle husumet yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Gerçekten bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icabettiği Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesi olan bu tür davalarda, öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yada çalıştıklarının kurumca tespit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal koşul olmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırmalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, Birol ile davalı S.......Star A.Ş.'nin aynı adreste, aynı işi yaptıkları da göz önünde tutularak, Birol' u da yöntemince davaya dahi etmek, onun gösterdiği delilleri de toplamak ve ayrıca tespiti istenilen dönemde davacı ile birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler ile komşu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişilerin ayrıntılı bilgilerine başvurulmak ve sonucuna göre davanın hangi işveren yanında hangi sürelerde çalıştığını açıkça tespit etmektir.
Mahkemenin, bu tür davaların Sosyal güvenliği ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiği dikkate alınarak gerektiğinde, doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplayıp, bunları birlikte değerlendirerek olumlu veya olumsuz bir sonuca gitmesi gerekirken, Birol hakkında dava açılmadığından bahisle husumet nedeniyle istemi reddetmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy