(1479 S. K. m. 35) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, Bağ-Kur hizmet süresinin 25 yıl, 3 ay, 3 gün olduğunun ve emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: İstek, davacının 31.12.1982 ile 22.3.1985 döneminde Bağ-Kur'lu olduğuna ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitine ilişkindir.
Davacının 31.12.1982 ile 22.3.1985 tarihleri arasında vergi kaydı yoksa da bu döneme ilişkin primlerin 1992 yılında Kurum'ca tahsil edildiği ve yaşlılık aylığı talep edildiği tarihe kadar Kurum tarafından bir uyuşmazlık çıkarılmadığı anlaşıldığından M.K'nun 2.maddesi gereği davacının Bağ-Kur sigortalısı sayılması doğrudur.
Ancak, davacı sigortalıya yaşlılık aylığı bağlandığı tarihte Bağ-Kur Yasa'sının 35/a fıkrası uyarınca talepte bulunduğu tarih itibariyle prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması gerekir. Somut olayda davacının 173.432.702 TL prim borcu bulunduğu Kurum'ca gönderilen sigortalı bilgilerini içeren hesap ekstresinden anlaşılmaktadır. Bu durumda yaşlılık aylığı bağlanma koşuluna oluşmadığından davanın reddi gerekirken prim borcunun ödenmesi koşuluna bağlı olarak yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy