(506 s.Y.m. 60-A, Geç. m. 81)
Davacı, 27.2.2001 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (...) aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, Kurum tarafından herhangi bir yanıt verilmeyen 27.2.2001 tarihli tahsis talebine istinaden bu tarih itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemidir.
Mahkemece ilamda belirtildiği şekilde istemin kabulüne karar verilmişse de bu sonuç usul ve yasaya uygun olmamıştır.
Dosya içeriğindeki 13.7.1992 - 13.9.1996 tarihleri arası yatırıldığı ileri sürülen dekontları ve Türkiye İş Bankası Bakırköy Şubesine yatırılış tarihleri mevcut olan meblağların istenen tüm süreyi kapsayıp kapsamadıkları anlaşılmamaktadır. Öte yandan Kurum tahakkuk cetvelinde 9.5.2001 tarihinde ödeme yapıldığından söz edilmektedir. Bu ödemenin prim karşılığı olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılmamaktadır.
Mahkemece 1.3.2001 tarihinden itibaren davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir. Oysa 506 sayılı Yasanın 60. maddesi A fıkrası yollamasıyla aynı Yasanın Geçici 81. maddesi C fıkrası a bendi "3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır" hükmünü getirmiştir. Bu şartlar oluşmadan davacıya yaşlılık aylığı bağlamak olanaksızdır. Yeni talep tarihi itibariyle hiç prim borcunun olmaması gerekir.
Yapılacak iş, sözü edilen ödeme ve dekontların tüm süreyi kapsayıp kapsamadığını, 9.5.200 tarihinde tahsis başvurusu sonra yapılan ödemenin prim borcu karşılığı olup olmadığı. prim borcu ise hangi dönemleri kapsadığı Kurumdan araştırılarak açıklığa kavuşturmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan 19.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy