(506 S. K. m. 60, 62, 85)
Dava: Davacı 1.3.2002-1.4.2002 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığının tespiti ile sicile tesciline, 1.3.2002 tarihinde davalı işyerinde sigortalı olarak çalışmadığının ve 29.8.2002 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, 1.3.2002-1.4.2002 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğunun ve 29.8.2002 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 60 ve 62. maddelerinin açık hükmü gereğince yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için diğer şartlar yanında, sigortalının çalıştığı işten ayrılması koşuluda getirilmiş bulunmaktadır. Nitekim, sözü edilen 60/H maddesinde, yaşlılık aylığından yararlanabilmek için işten ayrılmanın şart olduğu vurgulanmış ve sonra gelen 62/1. madde hükmüne göre ise, sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya bu isteğinden sonraki ay başından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanacağı öngörülmüştür. Somut olayda, mahkemece, davacının 29.8.2002 tarihli tahsis talebine istinaden 1.9.2002 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmiş ise de, davacının 17.10.2002-15.11.2002 tarihleri arasında S.S. Kardelen Kop. işyerinde 30 gün sigortalı hizmeti mevcut olduğu ve 19.11.2002 tarihinde tekrar tahsis talebinde bulunduğu sigorta şahsi sicil dosyası içeriğinden anlaşılmıştır. Bu durumda, tahsis talep tarihinden itibaren tekrar çalışmaya başlayan ve 506 sayılı Yasanın 63/ B maddesinin öngördüğü koşulları da taşımayan davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan, 506 sayılı Yasanın 85/A-C maddesi hükümlerine göre isteğe bağlı sigortalılığın kabulü diğer koşulların yanında herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabii olarak çalışmamak koşulunun da gerçekleşmesine bağlıdır. Bağ-Kur Çorum İl Müdürlüğü Sosyal Sigortalar Kurumu'na yazdığı 2.2.2002 tarihli yazısında davacının 2.9.1998 tarihinde yeniden başlayıp, halen devam eden vergi kaydı ile 22.3.1985 tarihinden itibaren halen devam eden oda kaydı bulunduğunu bildirmiştir. Hay böyle olunca, davacının Sosyal Sigortalar kurumundan isteğe bağlı sigortalı olduğu dönemde de vergi kaydı bulunabileceğinden isteğe bağlı sigortalılığının geçerli sayılmasına ilişkin verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Gerçekten, vergi kaydı Bağ-Kur sigortalılığına karine oluşturmaktaysa da, karinenin aksinin kanıtlanması olanağı da vardır. Bu amaçla, davacıya ait Bağ-Kur şahsi sicil dosyası ve vergi kayıtları celp edilmeli vergi kaydının hangi tarihte başlayıp, hangi tarihte sona erdiği açıkça ortaya konulmalı davacının bu vergi kaydına dayalı olarak yaptığı vergi ödemeleri araştırılmalı gerektiğinde Bağ-Kur yöntemince davaya dahil edilmeli ve davacının isteğe bağlı sigortalılığı ile çakışan kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının olup olmadığı, başka bir anlatımla, davacının hangi Sosyal güvenlik Kurumu kapsamında olduğu, toplanacak kanıtlar ışığında yapılacak değerlendirmeye göre açıkça belirlenmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy