(1086 S. K. m. 38) (4721 S. K. m. 28)
Dava: Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sultan Namazcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının aşağıda yazılı bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Uyuşmazlık, iş kazası sonucu iş göremez duruma düşen sigortalının eş ve çocuklarının manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı işveren vekilince temyiz edilmiştir.
Sigortalı F.Ö.'nün davalı şirkette çalışırken 3.2.1999 günü geçirdiği iş kazası nedeniyle sağ kolunun omzundan koptuğu ve % 100 iş göremez duruma geldiği uyuşmazlık konusu değildir. Sorun iş kazasından sonra ana rahmine düşen ve sağ doğan 19.10.2000 doğumlu küçük Oğuz'un manevi tazminat davası açıp açamayacağı noktasında toplanmaktadır. Dava açabilme, taraf olma ehliyetine bağlıdır. Taraf ehliyeti, medeni hukuktaki medeni haklardan yararlanma ( hak ) ehliyetinin usul hukukundaki büründüğü şekildir. HUMK'nın 38. maddesi hükmüne göre dava ehliyeti Kanunu Medeni ile tayin olunmuştur. Medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip her gerçek veya tüzel kişi, taraf olma ehliyetine de sahiptir. ( Prof. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü Yıl 2000, Cilt: 1 Sh. 887 v.d. ) Gerçek kişilerde kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder. ( MK Md. 28 ) Kural olarak medeni haklardan yararlanma ehliyeti ceninin kişilik kazandığı anda gerçekleşir. Ancak geriye etkili olarak ana rahmine düştüğü günden itibaren hüküm doğurur. Somut olayda, küçük Oğuzhan Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başladığından hak ehliyetine sahip değildir. Bu nedenle, annesi tarafından velayeten açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
3- Davacılardan Ö. için hükmolunan manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken maddi hata sonucu O. için iki ayrı yasal faiz yürütülmesi de doğru görülmemiştir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy