(1479 S. K. m. 35)
Dava: Davacı, tahsis talebini reddeden Kurum işleminin iptaliyle, 1.5.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanarak faizleriyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M.Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, sigortalılık süresinin tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanmasına yöneliktir.
Mahkemenin, davacının 1.3.1997-31.10.1997 tarihleri arasındaki sürede de Bağ-Kur sigortalısı olduğunu kabul eden kararı doğrudur. Ancak 1479 sayılı Yasa'nın 35.maddesinde yer alan yaşlılık aylığı şartları dikkate alınmaksızın sonuca ulaşılması doğru görülmemiştir.
1479 sayılı Yasa'nın 35.maddesinde, talepte bulunulan tarihte prim ve her türlü borçların ödenmiş olması gerektiği belirtilmiştir. Diğer şartları oluşan sigortalının talepte bulunduğu tarihte borcunun bulunması halinde aylık bağlanamayacağı, yaşlılık aylığının ancak borcunu ödediği tarihi takip eden aybaşından itibaren bağlanması gerektiği, dosyada davacının prim borcu bulunup bulunmadığının bildirilmesi için yazılan yazıya verilen 4.5.2004 tarihli Kurum cevabında borç miktarının bildirildiği, davacının bu borcu 17.5.2004 tarihinde ödediği, bu durumda davacıya prim borcunu yerine getirdiği tarihi takip eden aybaşı olan 1.6.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği açıktır. Öte yandan Kurum tarafından gönderilen 10.6.2004 tarihli yazıda ise; önceki bildirilen borç miktarının yanlış olduğu, son ödemesi de düşüldükten sonra 351.307.647.TL daha borcu bulunduğunun yazılı olduğu, adı geçen Yasa'nın 35.maddesi uyarınca aylık bağlanabilmesi için borcun bütünüyle ödenmiş olması şart olduğundan, davacının bu ödemeyi de yapması gerektiği, ancak yanlış işlemleri ile süresinde borcun tam olarak yerine getirilmemesine Kurum sebebiyet verdiğinden yaşlılık aylığının hak ettiği tarih olan 1.6.2004 tarihinden itibaren bağlanmasına karar verilmesi gerektiği ortadadır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurulmaksızın davacının yaşlılık aylığı talebi hakkında yazılı şekilde sonuca ulaşılması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy