(506 S. K. m. 2, 9, 10, 79/8-10)
Dava: Davacı, 1978'den dava tarihine kadar davalıya ait iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istemiştir.
İstek, tanık beyanı ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm altına alınmış ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Gerçekten; bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 79/8. maddesi olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli ve dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bordro tanıkları ya da komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Somut olayda ise yukarıda açıklanan şekilde bir inceleme yapılmadığı ortada olup hükme esas alınan bilirkişi raporu dahi yeterli değildir.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan şekilde davanın niteliğine uygun olarak inceleme yapılmakla birlikte, özellikle davacının 01.05.1978 tarihli bildirge ile F.'ye ait işyerinde çalışmaya başladığı yine 01.01.1982-15.06.1992 tarihli işe giriş bildirgelerinin davalı işveren şirketten başka işyerlerinden verilmiş olduğu, davalı işyerinden verilen bildirgenin ise 25.07.1996 tarihli olduğu ortadadır. Bu durumda iddia edildiği gibi çalışılan yer aynı işyeri ise önceki işverenlerin ya da mirasçılarının yöntemince davaya dahil edilerek, taraf teşkilinin sağlanması gerektiği açıktır. Usule ilişkin bu sorun giderildikten sonra, işyeri ve işverenlere ait çalışma dönemini kapsayan, davacı ile ilgili tüm işyeri kayıt ve belgeleri varsa ücret bordroları ile birlikte istenmeli davacıya ait Sosyal Sigortalar Kurumu'nda bulunan şahsi sicil dosyası ile işyerinin kurumda bulunan işyeri sicil dosyaları eklenmeli ve çalışma dönemini kapsayacak şekilde işyerinden Sosyal Sigortalar Kurumu'na bildirilen dönem bordroları da dosyaya eklenmelidir. Gelen belgelerin ve davacı adına yapılan bildirimlerin tespiti ile işyerinden verilen bildirgeler dikkate alınarak çalışmanın kesintili bir çalışma olduğunun tespiti halinde ise 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesi içeriğine göre hak düşürücü sürenin bulunup bulunmadığı da tespit edilmelidir. Eklenen belgeler ve yapılacak değerlendirmelerden sonra yukarıda belirtildiği üzere işyerinde kayıtlı bordro tanıkları ayrıntılı bir şekilde dinlenmeli tespiti istenilen dönemlere ilişkin işyeri kayıtlı tanıklarının tespit edilememesi halinde ise komşu ve yakın işyerlerinde aynı dönemlerde çalışan kayıtlı tanıklar dinlenmelidir. Davanın niteliği dikkate alınarak gerektiğinde re'sen yapılacak araştırma ve incelemeler ile çalışmanın niteliği ve süre saptanmalı gerektiğinde de iş ve sosyal güvenlik hukuku konusunda, uzman bir bilirkişiden, varsa çalışma dönemleri ve bildirimsiz sürelere ait çalışma ücreti ve dönemlerini gösterir, yöntemince rapor da alınarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Söz konusu fiili hukuki gerçekler ve özellikle 506 sayılı Yasa'nın madde 79/8, 2-9-10 hükümleri dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına bozulmasına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy