(506 S. K. m. 140)
Dava: Davacı ödeme emrinin iptaline ve borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. Namazcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum'un temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı temyizine gelince;
Uyuşmazlık usulüne uygun olmayan ödeme emrinin iptali ile ödeme emri içeriğindeki borç nedeniyle davacının(borçlu) olmadığının tespitine ilişkindir.
Davacının Yayladağı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğüne vekaleten 1997 yılında görevlendirildiği ve bu geçici görevinin 15.6.2001 tarihine kadar devam ettiği bu tarihten sonra asıl görevli olduğu Yayladağı İlköğretim Müdür yardımcılığı görevine geri döndüğü çekişmesizdir.
Davacının Yayladağı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde vekaleten görevli olduğu sürede usta öğreticilerin işe giriş bildirgelerini süresi içinde verilmesi nedeniyle kurumca tahakkuk ettirilen idari para cezasının Halk Eğitim Merkez Müdürlüğüne tebliğ olunması üzerine davacının müdürlük adına Kurumun ilgili ünitesine itirazda bulunduğu ve bu konudaki itirazın ret edildiği anlaşılmaktadır. Kurum İskenderun Sigorta Müdürlüğü itiraz komisyonunca verilen karar davacı görevden ayrıldıktan sonra 20.12.2001 tarihinde Halk Eğitim Merkez Müdürlüğüne tebliğ olmuştur. Kurum itiraz tetkik komisyonu kararının alınmasından itibaren 506 sayılı Yasa'nın 140. maddesinde öngörülen süre içerisinde Sulh Ceza Mahkemesine başvurulmamıştır. Kurumca bu kez Halk Eğitim Merkez Müdürlüğüne (borçlu) sıfatıyla ödeme emri düzenlenmiştir. Bu ödeme emri görevden ayrılan davacıya tebliğ edilmek istenince davacı yanca tebliğ evraklarının alınmadığı ödeme emri alındı belgesinden anlaşılmaktadır.
Ödeme emrinde (borçlu) Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü olduğundan davacının bu ödeme emrini görevinden ayrıldıktan sonra almak istememesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Çünkü davacı yasal (borçlu) durumunda değildir. Davacı hakkında 6138 sayılı Yasa'nın zorlayıcı hükümlerine göre hakkında takip yapılmayacağının kabulü gerektiği ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular yanlış değerlendirme sonucu davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy