(2004 S. K. m. 86, 96, 280)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı-karşı davacı ( alacaklı ) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde davacı-karşı davalının davasının kabulüne, davacı-karşı davacının davasının reddine karar vermiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık 3.kişinin İİK'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davası ile alacaklı tarafından İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı 3. kişi ... plaka sayılı aracı 9.12.2003 tarihinde noter sözleşmesiyle borçlu şirketten satın aldığını alacaklı yanca 11.12.2003 tarihinde konulan haczin kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece davacı 3. kişinin davasının kabulüne karşı dava tasarrufun iptali isteminin reddine karar verilmişse de varılan sonuç doğru değildir.
Takip dayanağı borç 21.8. 2003 tarihli ticari kredi sözleşmesinden doğmuştur. Borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı 9.12.2003 tarihinde alınmıştır. Dava konusu araca Ş 2. İcra Müdürlüğünün 2003/10197 sayılı takip dosyası ile 9.12.2003'de devam eden günlerde 3 ayrı haciz daha uygulanmıştır. Davacının dava konusu aracı başka icra dosyalarındaki hacizlerden sonra ve ihtiyati haciz kararının alındığı gün sabahın erken saatinde 07.43'te satın alınmış olması alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemlerdendir. Davacının İİK'nun 86/2. maddesinde öngörülen iyiniyet karinesine dayanması mümkün değildir. Bu nedenle davacı 3. kişinin davasının reddi gerekir.
Karşılık tasarrufun iptali davasına gelince; dava konusu edilen aracın satışı borçlanmadan sonra, takip ise aynı günde yapılmıştır. Davacı başka icra dosyalarıyla hacizli olan aracı satın almış olmakla borçlunun mal kaçırma amacını bilebilecek durumdadır. ( İİK md. 280 ) İptal davasının diğer şartlarınında oluştuğu anlaşıldığından araç için açılan tasarrufun iptali davasının kabulü gerekirken reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı-karşılık davacı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy