(1479 S. K. m. 24)
Dava: Davacı 1.11.1984-1.7.2001 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M.Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, davacının 1.11.1984-1.7.2001 tarihleri arasında SSK sigortalısı mı yoksa Bağ-Kur sigortalısı mı olduğunun tespitine ilişkindir.Mahkemece davacının SSK sigortalısı olduğuna karar verilmiştir.
1479 Sayılı Yasanın 24/I-g maddesi uyarınca Anonim Şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları zorunlu Bağ-Kur sigortalısıdır. Öte yandan Sosyal Güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığın mümkün bulunmadığı, önceden başlayıp kesintisiz devam edegelen sigortalılığın asıl sigortalılık olduğu açık olup Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2001/21-627 Esas, 200/659 Karar sayılı ve 3.10.2001 günlü kararında da bu husus açıkça belirtilmiştir.
Dosyadaki yazı ve belgelere göre, Zarfsan Anonim Şirketi'nin 7.12.1979 tarihinde kurulduğu davacının 14.2.1984 tarihinde şirketin yönetim kurulu üyeliğine getirildiği ve ortağı olduğu, şirketteki bu görevinin kesintisiz olarak devam ettiği, aynı yerdeki sosyal Sigortalar Kurumuna tabi çalışmalarının kuruma intikal eden giriş bildirgesi ile 1.11.1984 tarihinde başladığı, bu hizmetlerinin 1.11.1984-5.3.1986 tarihleri ile 1.11.1987-1990 tarihleri arasında bulunduğu, 1996 yılından itibaren tekrar başlayan çalışmalarının ise aralıklı olduğu bu duruma göre davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının SSK sigortalılığından önce başladığı ve kesintisiz olduğu buna karşılık sonradan başlayan SSK sigortalılığının süreklilik arz etmediği de ortadadır.
O halde önceden başlayarak kesintisiz devam eden Anonim Şirket Yönetim Kurulu üyeliği sebebiyle davacının Bağ-Kur sigortalısı olması gerektiği, sonradan başlayan ve kesintili olan SSK sigortalılığının geçerlilik tanınamayacağı, Mahkemenin ise tüm bu resmi belgeler ve bildirimler yerine hiçbir dayanağı ve geçerliği bulunmayan 1.1.1984 tarihli hizmet sözleşmesini, cevabi yazıları, davacı Ercan Sarıkaya'nında imzasının bulunduğu 30.4.1990 tarihli yönetim kurulu kararını ve yetersiz bilirkişi raporunu dikkate alarak sonuca ulaştığı, hak alanını ilgilendirdiğinden Bağ-Kur'un' da davaya dahil edilmesi gerekirken bu hususunda gözardı edildiği ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurularak istemin reddine karar vermek gerekirken yetersiz bilirkişi raporu itibariyle yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 4.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy