(4958 S. K. m. 54) (506 S. K. m. 60, 109, Geç. m. 87)
Davacı, 4958 sayılı Yasa 54 madde ile getirilen değişiklikle aylığının iptal edilemeyeceğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, 506 sayılı Yasa'nın 60/c-b maddesi uyarınca sakatlık derecesi sebebiyle bağlanan yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptalini ve yaşlılık aylığının devam etmesi gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı gerekçelerle istemin kabulüne karar verilmesi aşağıda gösterilen sebeplerle doğru görülmemiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacıya % 50 oranındaki maluliyetinden dolayı vergi indiriminden yararlandığından 506 sayılı Yasanın 60-c/b maddesindeki koşulların oluşması sebebiyle 19.07.1958 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, 4958 sayılı Yasa ile madde de yapılan değişiklikle, sakatlığı sebebiyle vergi indiriminden yararlanarak yaşlılık aylığı alanların Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulacakları belirtildiğinden. Kurumca yatırılan kontrol muayenesi sonucunda, davacının maluliyetinin % 30 oranında olduğunun tespiti üzerine yaşlılık aylığının iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 60/c-b bendinde açıkça sakatlık dereceleri 1 derece, 2 derece ve 3. derece sakatlığı olanlar diye belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece öncelikle maluliyet oranının % 50'den, Kurumca yaptırılan kontrol muayenesi sonucunda % 30 oranına inmiş bulunması dikkate alınarak, davacının gerçek çalışma gücü kayıp oranının ve bu maluliyet oranının başlangıç tarihinin tespitinin gerektiği ortadadır. Davacı tarafın itirazı üzerine Kurumun 05.07.2004 tarih, 529790 sayılı yazı ile Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü'nden yeniden inceleme istediğinden bu yazı sonucu beklenmeli, gelecek belirlemeye itiraz halinde 506 sayılı Yasanın 109. maddesinde gösterildiği şekilde Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, bu rapora da itiraz halinde Adli Tıp Kurumundan veya Tıp Fakülteleri Konseyinden görüş alınarak sonuca ulaşılmalıdır.
Öte yandan 506 sayılı Yasanın Geçici 87. maddesinin a bendinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte "12 yıl ve daha fazla sigortalılık süresi bulunanlar hakkında sakatlık derecesi ne olursa olsun bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten Önce yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanacağının" belirtildiği, maddedeki "sakatlık derecesi ne olursa olsun" hükmünün, Mahkemece "sakatlık durumuna bakılmaksızın" şeklinde yorumlandığı, oysa maddedeki sakatlık derecesinin I, II ve III. derecelerdeki sakatlıkları ifade ettiği, bu durumda sakatlık derecesinin en az % 40 oranında bulunması gerektiği, kaldı ki maddede, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanacağının belirtilmesi, önceki düzenlemeye göre de" sakatlığı sebebiyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olanların" diğer koşullarında oluşması halinde yaşlılık aylığından yararlanacaklarının ifade edilmesi karşısında, vergi indiriminden yararlanma koşulu olan en az % 40 çalışma gücü kayıp oranının arandığı açıktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy